Yoksun
Üşüyorum bir sonbahar gecesinde,
Bedenimde bir ürperti,içimde bir sızı,
Yine mum ışığında yaşıyorum seni,
Gözyaşlarım eşlik ediyor radyodan gelen hüzünlü bestelere,
Dudaklarımı ısırıyorum sesim çıkmasın diye,
Her gece attığım sessiz çığlıklarım bu gece de burada.
Hıçkırıklarımı susturamıyorum
Gözlerim resminde, kokun üzerimde,
Seni arıyorum...
Yoksun!
Sanki karşıma çıkacakmışsın gibi
Seni sayıklıyorum.
Dudaklarımdan dökülenler sana dair
Herşeyimle sana sesleniyorum.
Yoksun!
Dört duvar üstüme geliyor sanki
Camları açıyorum
Ne hüznü kovabiliyorum odamdan
Ne de dışardan gelen soğuğa engel olabiliyorum.
Üşüyorum,daha fazla titriyorum.
Ne kendime getiriyor esen rüzgar
Ne de hüznü alıp götürüyor.
Yoksun...
Ellerin...
Gözlerin...
Yoksun...
Boğuluyorum sanki
Hıçkırıklar diziliyor boğazıma
Hasret kusuyor kalemim kağıtlara
Yoksun!
Seni arıyorum her bir köşede
Ellerim çaresizce düşüyor iki yana
Gözlerimden süzülen damlalar kupkuru dudaklarıma ulaşıyor.
Bir köşede kalıyorum öylece yığılıp.
Ne hasretten kurtulabiliyorum
Ne de her gece basan hüznü kovabiliyorum.
Yoksun...
Ne sen burdasın, ne ben ordayım.
Yokum!
Ellerim hala üşüyor.
Sen ısıtırdın hatırlıyor musun?
Nefesin tenime değdiği an
Ne soğuk olurdu ne de üşürdüm bu denli
Sarılırdın sımsıkı,
Bedenimdeki ürperti gider sevgin sarardı dört bir yanımı
Ama yoksun..
Ne sen sarabiliyorsun beni ne de ben kollarının arasındayım.
Yokum!
Bir gün bitecek bu hasret desem de
Her ne kadar bilsem de vuslat gününü olmuyor,geçmiyor.
Ben şuan;işte içinde bulunduğum an
Hemen şimdi istiyorum seni.
Dayanmaya gücüm yok.
Şuan,hemen şimdi,burda istiyorum seni,
Ama yoksun.
Ne sen bu bedenin yanındasın
Ne de ben..
Bir tek kalbin var ben de ve benimki de sen de
Ya gel al götür beni
Ya da bekle
Az kaldı sevgilim.
Dayanılacak gibi değil artık,
Ama az çok az kaldı sevgilim...
Meryem GÜNEŞ arkadaşıma aittir, teşekkür ederim...